En güzel balıklar bizim olsun
Bu ilk yazımı yazmadan önce
şöyle bir sahili dolaştım; çok rüzgarlı, soğuk bir
hava beni tekrar Ahmet ağabeyimin yanına döndürdü.sıçak
sobanın yanındaki sandalyeye zıpladım.
İki kere döndükten sonra tatlı bir
uyku bastırdı ganyancıların konuşmaları
arasında uykuya dalmışım.Rüyamda
balıkçı barınağına gitmişim Sahil ağabeyinin
getirdiği balıkları yemeği düşünürken Ünsal ağabeyinin getirdiği istakozlara
gözüm ilişti. Barınaktaki trolcülerle mücadele için bekliyen
görevlilere çaktırmadan istakozlardan irisini kendime ayırıp
yavaşca okulun önünden pazar yerinden geçerek yeni yapılan
limana doğru yürüdüm. Liman da
liman hani kocaman iki tane yabancı bandıralı yat
bağlı öylece duruyor, kafamı kaldırıp yattaki
sarışın kediye bakarken ağzımdaki istakoz suya
düşmezmi o telaşla birden uyandım.
Tuhaf bir rüya beni bayağı
düşündürdü acaba bu rüyayı Ocaklarda kaç kişi görüyor en
azından görmek istiyor ( haa yanlış anlaşılmasın
istakoz vede sarışın kedi benim özel rüyam) böyle rüyaların
gerçekleşmesi için neler yapılabilir; kırk kişi bir araya
gelip hep bir ağızdan istiyoruz amma başkası
uğraşıp yapsın sonra bize versin dese olurmu yoksa
taşın altına herkes ama herkes elini koyup taşın
kalkmasına katkıda bulunursa taş kalkar ve o taş barınak,
liman, spor sahası olurmu yoksa okey masası olarak kalırmı
valla bilemedim ocaklar doğumlu bir kedi ne bilsin.
Hey siz Amerikadakiler, Almanyadakiler
oralarda bu işler nasıl oluyorda oluyor yoksa oralarda rüyalarda
başka işlermi görülüyor; neyse ben başka bir rüya görmek için
tezgahın altına yatmaya gidiyorum...
Kediniz MALAGA