Mart: Ya tabiki Erdek'te
Ekim: Çay bahçeleri
Eylul: Abone
Agustos: Variş

 

ABONE

Sabah uyanmış denize karşı kahvaltımı yaparken bir önceki akşamın yorgunluğunu hala atamadığımı çayımı karıştırırken farkediyorum;
aklımda kalmış bir kaç kare ile yüzüme bir tebessüm yansıyor arkadaşlarımın
-ne oldu.. sorusuna
-hiiiiiç diye cevap veriyorum
Kimbilir hangi güzel kare geliyor gözümün önüne .
Günün ilk saatlerinde pırıldamaya sıcaklığını hissettirmeye başlayan güneş hadi artık canlanın dermişcesine kaldırıyor beni kahvaltı sofrasından büyük şehirde bunlar yaşanmıyor.
Kumsaldayız...
Dün akşamı konuşuyoruz...
Tostlar geldi...
Dün akşamı konuşuyoruz...
Saatler akşama yaklaştığında toparlanıyoruz ve dün akşam hala akıldan silnmemiş...
Dün akşam nemi oldu?
Abone Diskodaydık

Böyle bir temmuz akşamı kulaç atmaktan yorulan kollarım yürümekten yorulan ayakalrımla söz birliği etmişcesine yığılıp kalıyorlar okey masasına, saatime bakmamla birlikte gündüz kumsalda bıraktığım tüm pozitif enerji tekrar nüfus ediyor bedenime.
Sözler verilmiş saatler ayarlanmıştır mor ışıkları meşhur Abone'ye bir savaş açarcasına frikik vermemek için özenle giyinirim
İşte hazırım..
....
....
Cadde de yine insan kendimi gülmekten alamıyorum iskele meydanında benim gibi giyinmiş onlarca bayan var herbiri bu eşsziz ocaklar gecelerinin tadını çıkarmak için burdalar;
Dondurmacıma el sallıyor, darbukasını neredeyse konuşturan ufak bir çocuğun başını okşayarak balık lokantasını geride bırakıyorum.

Manzara o kadar güzelki...
Yüzlerce kez aşık olduğum bu beldede yaşanacak o kadar çok şey varki gündüzü bir başka gecesi bambaşka.
Ocaklar o gece ve hergece rengaren ışıklarla bezenmiş tıpkı bir havai fişek gösterisi andırırcasına ışıl ışıl.
Güneşin batışıyla el sallayan o yüksek tepeler tıpkı nazlı bir kız edasıyla saklanmışlar karanlığa...
Görünmeselerde çok güzeller...
Yakomozlara dalmış gözlerim hayal dünyasına çoktan atmışlar beni yol nasıl kayıp gitmiş ayaklarımın altından ferketmemişim, Abone'ye gelmişiz...
....
...
Saatler ilerlemiş eğlencenin etkisiyle ve bangır bangır ciğerlerime kadar hissttiğim fakat kimseyi rahatsız etmeyen müzik sesine kandini kaptıran ve pistte çılgınlar gibi dans eden çiftlerin sayısı her dakika birz daha çoğalıyor...
Bakışlar değişiyor,
Yakışıklı delikanlının pistteki şirin kıza bakışı dikkatimi çekiyor gülümsüyorum...
Dj kendini müziğe kaptırmışbir miktar telaşlı...
Herkes eğleniyor....
Çingene ruhu taşıyan marifetli gençler göbek havasında tüm hünerlerini dökerken,
saaatler sabaha yaklaşıyor,
artık müzik slow...
I Wıll always love you başlarken benimle dans edermisin senaryolarının farklı versiyonları yaşanmaya başlıyor yaz aşklarının arasında...
Şurda sabaha ne kaldı diyerek terkedilir çok şey borçlu olduğumuz eğlencemizin anlamı Abone...
Okeyde sabahlayalım sözleri verilir fakat daha güneş ışıldamaya başlamadan herkes yataklarındadır....

Bu yazi ile ilgili gorusler



 

  ©Copyright 2000-2007