Ocaklar.com Forum Ana Sayfası
 
    AramaArama      Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

AŞKIM İSYANDIR BENİM...
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18
 
   Ocaklar.com Forum Ana Sayfası -> GÜZEL YAZILAR Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Prş Şub 14, 2008 11:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
gidiyorum
-sondan bir önce iç döküş-

ilk an…
nefesin sese değdiği ilk gülüş
ilk kayboluş yeni bir sokağın şafağında
düşlerimden sıyrıldım da geldim
eskiye dair bir kaç söz üşüdü dilimin ucunda
sayfalarını çevirdim yüreğinin
her cümlen çocuk sesinde mutlu saklambaç oyunu
günlerden kasımdı
kaldırımda yürüyordu cesedim
sen geldin…güneşi öğrendim…

kapı önümde adresini şaşırmış bir heyecan
umut çeldi aklımı,aklım düşe kalka oynarken
gözyaşı ekiyordu gözlerime her sebep
yalnızlığım ayaza kesik
kan içindeydi ruhumun seheri
bir merhaba dedin…gülmeyi öğrendim…

sonra…
adımlarını saydım gelişin
sığmadı dar vakitlere ne sesim ne de sessizliğim
zulamda birkaç acı ağlıyordu
yanındaydı huzur
yüzünde gülen yüzümü sobeledim
sen perdeyi açtın…sevmeyi öğrendim…

bütün boşluklarını doldurdun hayatın
bir armağan gibi düştü sesin yarama
sevginle suladım o talan bahçeyi
gülüşüne mavi güller besledim
gece mum gibi eridi kendi gölgesinde
sen ninni söyledin…uyumayı öğrendim…

sabahı içtim kavuşma telaşında
dilimde senli şiirler biriktirdim
hep bir gün ortası böldü zamanı
aç kaldım,üşüdüm…
demli bir çaydı hasretim
sen bir şarkılık gittin…gitmeleri öğrendim…

memleketten ıslık sesleri geldi
uzağına düştü izlerim
kar düştü gülüşe
gözyaşı aktı gözlerimiz tuz denizi
son sahnede elinde kaldı ellerim
göğsümde sancılı fotoğraf
sen hoşça kal dedin…ayrılığı öğrendim…

düş saldım pencerene
kapına gün gibi düştü yokluğum
yokluğuna uçurumlar ekledim
sakladım kendimi güz sarısı masala
çok şiir geçmedi eskidim
sen perdeyi örttün…yalnızlığı öğrendim…

koparıp kendimi acının sayfasından sana koştum
değişmişti oysa bütün adreslerim
ve bıraktığım gibi değildi artık gözlerim
yoktun…
eskiden kalma soğuk bir şehir
güneşine küs sabah
gül şubat yalnızlığında
bir daha hiç renk vermedi bahçelerim
sen sırtını döndün…geri dönmemeleri öğrendim…

siyaha inat maviydi bütün sevgiler
yürüdüm acının üstüne
seni kimsesizliğin başucunda bekledim
gitmelere sustu her geliş
nefes kadar yakındı artık her terk ediş
dost diye geceye kırık ninniler söyledim
sen baharı unuttun…sitemi öğrendim…

sen olmayan bir sana takıldı aklım
ruhum kırmızıdan bozma pembe
kapında söz dilenen o mutlu yüz ben değildim
hiç gelmeyeceksin gibi üşüdü ardından sokak
dinmedi sarhoşluğum…
sen çok şarkılık gittin…çaresizliği öğrendim…

sonra…
kayıp bir düştüm göz ucunda
gidişini gelişimle çareledim
cevapsız bir sorunun noktasında kıvrandı yürek
sabır ekledim biten her cümleye
ağlamadım ama gülmedim
bildiklerine saydım bütün bilmediklerimi
sen bir resim çizdin…ölüp de yaşamayı öğrendim…

bırakıp kendimi sana kendimin dışına gittim
her gün düş batımı
her düş gün doğumu
ayrılığa mektup düğümledim
istanbul oldum sesinin çıkmazında
sessizliğine sevgimi yükledim
hem kalandım hem giden
en ıslak sayfasıydım o mutlu beldenin
can düşürdü uykuma merhaba
sen bir gül dedin…sevilmeyi öğrendim…

şimdi…
yalnızlık arifesinde ağustos
avucumda sakladığın gülüşündeyim
bilirim sen çok sevdin…
ve ben yetinmeyi öğrendim…

mavilerini bıraktım sana
sol cebinde yüreğim
suya hasret toprak
elinde mutlu bir kozalak

aklında tut beni
özleyeceğim…

Ferhad Gülsün

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 1:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Karalar

El değmemiş bağların bozulduğu
en ateşli şarapların kurulduğu mahzendeydik.
Çöl gönüllere yaşlı gözlerimizle yağmaya geldik.
Söz yüzüğü takarak kalbimize,
en zor savaştan çıkmaya
yüz yüze bakmaya geldik.

Sakın kara çalma alnıma sevdiğim,
yüzümü yere baktırma;
sonra bende kalır kara gün
kara sevda.
Kara yel bozar uykularımı.
Başımda kara bulutlar gezer.

Kara zindana düşerse umutlarım,
ben de kara kışta kara toprağa düşerim.
Tez duyulur kara haber.
Karalar bağlar duvarımda salınan resmin.
Görürsün
sarılmadan sırtımdaki kara saplı bıçağın yarası,
kara bir taşa yazılır ismim.

İstersen kanatlanayım,
kül renginde bir ardıç
bir turna
bir keklik gibi.

İstersen martı olayım,
uçarken vurulayım mavi koyda.
Sevinsin avcı,
övünsün namlu,
şımarsın tetik.
Yeter ki karalar olmasın.
Kimin umurunda!.

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
sedef
ADMİN
<b>ADMİN


Kayıt: 27 May 2001
Mesajlar: 4294
Nerden: OCAKLAR

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 9:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
hayatın boyunca "karalar bağlamasın"seni...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 11:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Bilmukabele,Hilmi abi teşekkür ederim...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 11:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Haftanın Fotografı
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
"Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.
"Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün
onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar.
Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.




Haftanın Sözü
"Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin."

Can Yücel
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 10:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
hiç bir şey(in)mişim...
“Karanfil gecelerine hasret bir bahar türküsü dilimde,
Ciğerlerime kadar akarsularla dolmuşum, aslında ben hiç bir şey(in)mişim...”

Eskidendi ;
Aşklar...

Şimdi vakti geldi her şeyin;
Dilimde acı bir kahvenin köpüğü,
içerisinde şekersiz kalmış tatlandırıcı .
Ve
Morgda asılı kalmış bir gölge gibi ,
soğuk kalksın cesetsiz cenazem...

Bırak (b)izsiz kalsın bu aşkın nüshası da ,
Sen üzülme !
Kırılan düşlerim çoktan dipsiz kuyulardan çıktı...

Telef olmuşum; yağmur düşlerinde ısınırken,
yoğrulmuşum nefti bulutların susuzluğunda...

Bırak (b)ensiz kalsın bu kozmosun kıyameti...


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Şub 27, 2008 9:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
mavi ye küs yanım

____Sevmedim
Kaldırım üstü düşleri
Ve
Sarhoş sefasını saatlerin

Yüreğime kıvrılan caddelerini şehrin
Parke taşları sökülmüş umudu
sevemedim

Ah !
Üşümelerim durup dururken
Yağmuru öpmelerim
Çırılçıplak

Hiç sevmedim
Kahve fincanlarının aydın yanını
Şehla bakan kısmet sofralarını
Bir yalana bir dolana düşen nefesini çingenelerin
.
..


Ah !
nemrut yavrusu
kızıl yanım
Maviye küs yanım

Sen yanım…

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Prş Mar 06, 2008 1:24 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Küçük Karanlık(lar)...

“yazmak hiçbir şey değil ki tenin tenime çarpmadıktan sonra...”


...küçük karanlıklara bakıyorum , biliyor musun ?
her şeyden öte nemli geceleri keşfediyorum...
sonra düşüş(ler) , dokunaklı söz gibi... hayatı anlatmak
beklenenin aksine kapıları tekmeleyerek kırmak...

-hayatı keşfediyorum / daha sıkı sarılıyorum
belki de her şey daha güzel olur , kim bilir ?

...yapraklara şarkı söylerken buluyorum / ruhumu
tükenen nefeslerime ısmarlıyorum ; şehrin soğuk ışık huzmelerini...
ellerinde ki üç dosya zırvalarıyla yazar olacakların sokağına giriyorum
zamanın gümüşlendirdiği tende ki titrekliği gördükçe...geri çekiliyorum !

-hayatı keşfediyorum / daha sıkı sarılıyorum
belki de her şey daha da güzel olur , kim bilir ?

...en çok yanlışları seviyorum / baş döndürüyor çünkü
yapay bir camın arkasında aniden gözüküyor ya...şaşırıyorum !
artık hayatı o kadar takmıyorum ; çünkü fark edilmiyorum
her gece o küçük karanlıklarda ışık huzmeleriyle ağlıyorum...

“yazmak hiçbir şey değil ki tenin tenime çarpmadıktan sonra...”


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Prş Mar 13, 2008 12:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
sahipsiz zaman

_____Kapandı tüm kapıları dönüşlerin
acı eskitmek
ve hüzün
soframızdan eksik olmayan katık

bu tren kalktı / durmaz artık
ilk kez geç kalmamışlığımıza yanacağız
oturup zemherinin kucağına
tel tel dökeceğiz umutlarımızı
Kursağımıza takılacak
Söylenmemiş tüm kelimeler
kah depremlerde kuduracak dil
Kah duvar dibine çökecek söz

Sahipsiz zamanlarda
yürek yırtan kadınları / memleketimin
en güzel kim baktı gökyüzüne diye yarışamayacağız
düşeceğiz perişan günlerin ardı sıra yollara
ve sahipsiz kalacak yeşil

_____göz yaşımızın tuzlu olduğunu anımsayacağız birden
ve biz
bin kez daha büyüyeceğiz ayrılıklarda

gittiğimiz yer yalnızlığımızın başkenti
ve şehrimizin nüfus sayımı hep bir eksik


ne eylül kalacak takvimlerde
ne yüreğimizin gölgesinde oynaşan bir kız çocuğu
siyah gam a gebe kalacak
ansızın vurulacak hejar yüreğimin en kuytu yerinde
Kanadı yaralı kalacak dersimin
ay ışığından ilk sütünü sağamadan sevdanın
bir sigara dumanında savrulacak umut
Siz bana küfredeceksiniz
ben susacağım


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Mar 19, 2008 11:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Soytarılar.. Kelebekler..

Onu özledim
hayallerce, yüzyıllarca beklerken acıktım
tokluğu anladım...

Sarı sarı sarmalandım Filistin''de
kanadı kırık meleklerle düşüp kalktım
uyuyan çocukların rüyalarına masallar anlattım
hiçbiri beni duymadı...

Kalküta''da yağmuru tutuşturdum
bulutlar bebek bakışlarında pahalandılar
beyaz parmaklarından bile utandılar bu yüzden
hiçbiri kendine benzemedi...

Marakeş''te hummalara tutuldum
kargalar bana ah etti atlas dağında
utancım daha ben yaşarken öldü, utanamadım
kulağıma hiçbir söz fısıldamadınız
...
içimden geldiği gibi konuştum...

Arka cebimdeki kelebek ölüsüyle
ben hangi toprağa çok görülmedim
hangi gafletimi sömürmedi ölüm
"hayat" dedim
kalbime hiçbir aşk fısıldamadınız
...
içimden geldiği gibi sevdim...

Babil''de kara kör kuyulara düştüm
akranlarımı gördüm, ah ettim
ölmek isteyenlere baykuş sesleri yetti...

...
Ben onu özledim
hemde masallarca, düşlerken doydum
açlığa ağladım...

Kerbela''da yüreğim seyirdi
hangi soytarım ölmedi
ben "kral yaşasın" dedim
kekemeliğime bir kelebek ömrü bağışladı aşk
bir tanrıya haykırdım, bir talihe, bir küle
...
hiçbiri beni duymadı...

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
GÜNAY
Ocaklar com vatandasi GÜNAY
Ocaklar com vatandasi GÜNAY


Kayıt: 25 Ağu 2001
Mesajlar: 3405
Nerden: istanbul/Kanlıca

MesajTarih: Prş Mar 20, 2008 7:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
abicim şu bölümün tapusu senindir artık.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Mar 26, 2008 11:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
eyvallah günayım iyi bak kendine.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Mar 26, 2008 11:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Üzere

Diyelimki yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşalırcasına yağıyor mübarek,
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
Işte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi dibe dalayım diyorsun
İçine çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Ben varım

CAN YUCEL

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Sal Nis 22, 2008 10:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
SUSTUM!

"Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı"


Herkesin konuştuğu bir dünyada
ben sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...

Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...

Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum!..

Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı,
gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!

Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor...

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara her gece
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
kimse bilmiyor...

Sustum!
tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor

Ne zaman
dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
saçlarını koklasam rüzgarların
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
kimse silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor

Sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret, sustu zaman
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor

Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudağımdaki şiir
gözlerimdeki nehir
gönlümdeki yara
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor

Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat, sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
sedef
ADMİN
<b>ADMİN


Kayıt: 27 May 2001
Mesajlar: 4294
Nerden: OCAKLAR

MesajTarih: Sal Nis 22, 2008 11:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Eh artık! sen bunlardan bir kitap bile yaparsın...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş May 14, 2008 11:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
YARIM YANIM

_____söz tükendi
gecenin sınırına gömdük avuntu saatlerini
sahipsiz zamanlarda yürek yırtıyoruz artık...
uzak şehirlerin
bitmeyen özlem senfonisinde eksik bir nota gibi
yarım kalıyoruz nedensiz
ve biriktirdiğimiz acılarımızı eskitiyoruz şimdi birbirimizden habersiz...
yinede şiirler yazacağız yarım kalmışlığımıza biliyorum
ve tel tel dökeceğiz umutlarımızı zemheri yorgunu omuzlarımızdan
isimsiz
ve
aç kalacağız...
gecenin tenine haram değecek birazdan
bir tenha siyaha gömeceğiz gözlerimizi
ve tek düğüm olacak kursağımda
yutkunamadığım / sen...
.
..
...
can alır bu vakitler sevgili
şehir üzerime yürür
dil kudurur
delirir kalem
ve yüzün
sarhoş yanıma düşer birazdan
üşürüm...


En son yüda tarafından Cmt Hzr 14, 2008 1:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Prş May 29, 2008 11:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
BAZEN ÖYLE BİR SEVDAYA.....


Bazen öyle bir sevdaya tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
Körkütük bağlanmışsınızdır aslında
En güzel yıllarınızın acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır
İç çekişmelerinizin müsebbibi, yazdıklarınızın ilhamı Sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda,kahkahanızdadır.
Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz,
'Ölmek var dönmek yoktur'
Lakin gün gelir anlarsınız içten içe birşeylerin kanadığını
Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya
Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz,
görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa'
Başkalarını örnek göstermeye'Bak onlar nasıl yaşıyor' demeye başlarsınız
Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.
Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışlarını, görür düzeltmek istersiniz.
'Eskiden böylemiydi ya' diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı
Açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından
Böyle sürmeyeceğini bilirsiniz.
Değişsin istersiniz
O sevgisizliğinize yorar bunu İhanete sayar.
Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür,
'Ya sev böyle, ya terk et' diye gürler.
Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya
Bir kabusa dönüşür birden
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size
Hoyrattır bakmaz yüzünüze
Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar, mahkum eder
Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı Siler sizi defterden
'İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için' dersiniz dinletemezsiniz
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz...
İhanetten kırılmıştır kaleminiz, severek terk edersiniz.
'Madem ki öylenin' çağı başlar ondan sonra...
Madem ki siz böylesine tutkunken, o başkalarını seçmiştir,
Madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde 'günah sizden gitmiştir'
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz
Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece...
Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre
Ne varki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni...
Etraf bir sürü uğursuzla dolmuş...kurda kuşa yem olmuştur,
Delikanlılar, elikanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini
Gurur duyar onlarla, koynunda besler gözünü oysunlar diye
Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla
Bana ne...Kendi seçimi'diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre
Ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı, ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir korku,
Hatırlatır onu yeniden
Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız
Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeği
Elinden bir kadeh rakı içmeyi...
Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız,
Sular kulağına fısıldasın diye
Dönüp 'Seni hala seviyorum diye bağırmak geçer içinizden' Dönemezsiniz...
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız...
Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz
Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu,
Hem 'ne olacak sonunda' kuşkusu
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz
Sürünür gidersiniz...

CAN YÜCEL
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cmt Hzr 14, 2008 1:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Avuçlarımda gizli benim sevdam
Kimi zaman saçlarını okşarken
Kimi zaman yanağında yaşatırım buse buse
Ama çoğu zaman ellerine emanet ederim
El ele sımsıcak kuytu bir cafe de
Bazen sormak gelir, duymak gelir içinden
Ne kadar seviyorsun beni diye
Kar tanelerinin düştüğü an gelir aklıma
Teker teker eriyen avuçlarımda
Yüreğime yaktığın sevdanın ateşi
Avuçlarımda şekillenir gözümün nuru
Kar taneleri, bu aşk filminin figüran sahneleri….

Avuçlarımda gizli benim sevdam
Seninse gözlerinde saklambaç oynayan çocuk yüreğin
Öylesine büyük ki! Ne denli gizlesen de tutsan da kendini
Masmavi bir deniz, yada uçsuz bucaksız gökyüzü yüreğin
Gözlerinde yaşıyor, gözlerinde yaşatıyor sevgin…
Merhamet bir ada olmuş maviliğinde
Sevginin,şefkatin,sadakatin,güzelliğin yaşadığı bir ada
Ve bu adaya giden bir gemi var,
Kaptanı ben, miçosu ben, yolcusu ben
Öylesine mutlu, öylesine huzurluyum ki
Senin kara sularında yol alırken,
Senin yüreğinin adasında robinson gibi
Yalnız seni yaşayan ben….
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Hzr 25, 2008 11:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Su Alıyor Yüreğim Kaçak Var

Mavi gündüzün içinde, kara gecenin altında yüreğimi akıta akıta ağlayacak ölesiye nedenlerim vardı. . . Kendimi Hakka emanet edip, yazgımı kabul edip;
Sustum . . .

(Yuttum)!

Nedenler, sonuçlara vesileyken, anlamsızlığına yakınmak hayatın yasaktı. Kırık kürekli bir kayıkçı misali, inancından taviz vermeden kürek çekmek! Su alıyor kayığım, yüreğime kaçak var.
Yazamadım hasret olduğum saadet şiirini. . .
Affet!

Yanlış anlamlara meydan vermek istemiyorum! Maskemi oyunlarımda ben hiç çıkarmadım! Hayat bir oyun! (kurulası en kolay cümle budur. çocukluğum kolay bunu kabullenir)

Lakin. . .

Oyun savaşa döndü.
Çocuk güldü. . .
Şeytan güldü. . .
Çocuk ağladı. . .
Şeytan güldü. . .

Gülme!

Çocuk küstü
Sustu. . .
Pustu. . .
Ağlıyor. . .

Evet, nerde kalmıştım. Maskem vardı değil mi? "An" geldi ve ben yenildim ona. Irmak ırmak akıyor boyalarım yüzünden. Hani bazen, en canınız canından acıtılır ve siz bunu hissederseniz. Birden renkler solar, sesler anlamsızlaşır, sebebini bilmediğiniz ve bilmek istemediğiniz korkular sarar etrafınızı. Oysa. . .
Hayaller vardır, sabahın ırak olduğu bilmeksizin kurulan. Benim de farkım yoktu işte hayallilerden.

"An" geldi ve ben yenildim ona.Ya ölseydin...

Ağlayacağım işte,
Varlığının hazzına,
Ya... diye başlayıp sonundan kortuğum cümlelere,
Sabaha kadar...

Ben hep inadına yaşadım... Ta ki film sahnelerinden farksız, yüreğim derdinde sıkışana kadar. . .
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
ORHAN
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Hzr 2006
Mesajlar: 8553

MesajTarih: Prş Hzr 26, 2008 7:52 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
sedef demiş ki:
Eh artık! sen bunlardan bir kitap bile yaparsın...



Yüda abi izin çıktı Bide sponsor buldukmu bu iş tamamdır sana bi kitap çıkartıyoruzz..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Cum Hzr 27, 2008 12:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
inan kardeşim seni yürekten kutlarım çokkkkkkkkkkkkkk güzellllllll
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ultrAslan16
Bizden Biri
Bizden Biri


Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 24
Nerden: Bursa

MesajTarih: Cmt Hzr 28, 2008 6:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Konumuz dışına çıkmayalım LÜTFEN !

Galatasaray için ayrılan bölümde takımıza destek verebilirsiniz..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Sal Ağu 12, 2008 9:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Arkadaşlar teşekkürler,sayfayı okuyan var demekki o zaman paylaşıma
devam edelim
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Sal Ağu 12, 2008 10:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
inan çok güzel devam kardeşim

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cmt Ağu 23, 2008 4:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
suskunum...


özlemleri sarıp
büyüttüğüm çilem
ellerimde
dağ rüzgarlarının sesi

dudağımı ısırırken bir şarkı
uzaklara dalıp kıyıda kalmış
sessizliği çekerken üzerime

kent yorgun
ben suskunum
kimliksiz sokaklarda
bir düşe sığınırken mazi
bıraktığın yerdeyim

oysa...

gel desen gelirdim birgün...


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Pzr Ağu 24, 2008 2:05 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
kardeşim gene harikalar yaratmışsın tebrikler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cum Ekm 17, 2008 12:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Ne Çoktuk Oysa “Yokluk” Zamanlarımızda

Bakma şimdiki hiçliğimize
Ne çoktuk oysa 'yokluk' zamanlarımızda
Sen doğardın
Güneşli bir sonbaharda
Ben doğardım sonra
“Biz” olurduk her yerde
Bizim olurdu bütün alem

Sen yanımdaydın
Kendine katardın beni
“Biz” olurduk sonra
Yağmur bereketi damlardı gözlerimizden
Zemheri buzlarını eritirdi avuçlarımızdaki ateş
Varlığın varlık sebebim olurdu

Ellerin ellerimdeydi
Elele olurduk/çoğalırdık
“biz”e imrenirdi kumrular
Sevda dökülürdü parmaklarımızdan
Kardelenler boy verirdi karakışlarda
Bembeyaz şiirler doğururdu kapkara gecelerimiz
Ellerin ellerim olurdu

Sen gülerdin
Güldükçe güzelleşirdi kainat
“biz” olurdu tebessüm adına ne varsa
Binlerce kelebek olurdu gülüşlerin
Güller çiçeklenirdi gamzelerinde
Serçelerin kanatlarında uçuşurdu sevdamız
Gülüşlerin gülüşüm olurdu

Konuşurdun
Yıldızlar dile gelirdi gökyüzünde
Dile gelirdi kelam adına ne varsa
“biz”i konuşurdu cümle alem
Her sözünü yüreğime yazardım
Harf harf kazırdım seni içime
Sözlerin şiirlerim olurdu

Bakma şimdiki hiçliğimize
Sen doğardın
Bir Eylül sabahında
Çokluk olurdu
Bereket olurdu beraberliğimiz
Anlatacak ne çok şeyimiz
Yaşanacak ne çok günümüz olurdu

Ellerini gülüşlerini sözlerini aldın ya
“biz”i aldın ya bizden
Gittin ya
Yoksun ya şimdi
Yokluğun da yokluğum oldu
Sahipsiz zamanların çıkmaz yollarındayım şimdi

Oysa
Ne çoktuk “yokluk” zamanlarımızda


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Cmt Ekm 18, 2008 12:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
harikasın gene kardeşim devam et tebrikler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Ekm 22, 2008 9:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Parça Tesirli Susmalar

Yangınlar büyüttüm ellerimde
Parça tesirli susmalar kuşanıp
Cehennemi kıskandıracak yangınlar...

Ve avaz avaz sustum...

Yiğit bir öfke sarmışken odamın duvarlarını
Kara bir yazgı alınımın çizgilerinde
İs tutmuş gökkuşağı...

Karamsarlık anadan üryan...

Ses vermek istedim
Gülmeleri esir alınmış çocukların sesine
El vermek isterdim
Kutlu yarınları kucaklamak için
Ama yangınları büyüktü ellerimin
Ve parça tesirli susmalar kuşatmıştı dudaklarımı...

Haykırsam gök yırtılır...
Haykırsam yer delinir...
Haykırsam kavl olur şafağa...

Yürek asi bugün
İsyan dolamış kıvrımlarına...

Ama suskun bütün çığlıklar
Suskun kelam ehli adamlar
Ve suskun gözlerinde can bulduğum sevgili...

Benim gibi...


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
sedef
ADMİN
<b>ADMİN


Kayıt: 27 May 2001
Mesajlar: 4294
Nerden: OCAKLAR

MesajTarih: Çrş Ekm 22, 2008 10:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
döktürmüşsün....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cum Ekm 24, 2008 12:53 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Yenildiğini mi düşünürsün...
Kazanan var mıdır bu oyunu
Büyüdüğünü sandın, ilk kıpırtısında yüreğinin...
Masallarla mı karıştırdın gerçeği !
Küçücük kanatlarla,
Savunmasız teslim oldun o deli rüzgara...
Çıkar artık şu maskeyi...
Saklama gözyaşlarını...
Ağla küçüğüm ...

Taş koydular önüme, yollarda kaldım... Oysa kendi yaşıtlarım arasında en kanlı harp bende olmuştu... Yetmemişmiydi büyümeme yenilgilerim, öğrenmemişmiydim hala... Yokmuydu bende sendeki kadar derin yaralar ?!! -Belki de daha fazla vardı-
Savaşa girdim çıktım yenildim. Dua ettim saçmaladım. Yara aldım derinlerden...
Küçüğüm, daha çok küçüğüm...
-eksiler artılardan fazla-
Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
Yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman rengarenk
Geçici oyuncak zaferler
İki yolun kesiştiği kavşakta karşılaşmıştık biz hayatla... Ne o bana yol verdi ne ben ona... Arkadan gelenler ezdi geçti ikimizi. Trafik ışıklarım hep gri yandı benim. Gaza basacak takatim yoktu zaten... İnip yürüdüm, senin yürüdüğünün yarısından azdı...
Ellerim kırıştı yollarda kaldım... Taşlar, dağlar düşmen oldu<, onlarla uğraştım...
Ne çok savaşlar kazandım ben, bir o kadar büyük yenilgilerim...
Ama... Küçüğüm, daha çok küçüğüm...

Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün korkularım
Gururum bu yüzden
Bu yüzden çocuk gibi korunmasızlığım
Sonra havlu attım bütün savaşlara... Korktum, belli edemedim... Kaçamadım, zaman tuttu kolumdan. Bir girdabın içinde dönüp durdum, iliklerime kadar işledi çaresizliğim.

Yere düştüm, kendim kalktım. Savunmasızdım, bir o kadar güçlü...
Siyah beyaz gibi; hep zıttım ben hayatla... Ne uzlaşmak için bir yol aradık, ne bitirmek için... -küçüğüm, daha çok küçüğüm-
Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden sonsuz endişem
Savunmam bu yüzden
Bu yüzden bir küçük iz bırakmak için didinmem
Üzerimde puanlı bir elbise... Her puanı ayrı bir renk. Farkedilmiyorum hala !
Elimde sizdeki kelebeklerin yüzlercesi dolanıyor, hayat sarhoş etmiş göremiyorsunuz... Büyük bedeninizden çıkan dumanlarda boğuluyorum daha bebekken... İçim dışım gereksiz hayaller...
Evet korkuyorum... Binlerce bıçak altında unutulup, büyümekten belki... Zamanın hararetinden, gözbebeklerinizin küçülmesinden... Daha anlatamam korunmasızlığımı, yitip gitmekten...
Avuç içlerimdeki terleri silmeyin... Kendim düştüm kendim kalkacağım...
Her renkte gözyaşlarım olacak; yol uzun... Hayalleriniz bir kulağımdan girip diğerinden çıkacak... Fark edemeyeceğim belki yeşil yanacak...
Ama kelebeklerim hep benimle...
Bırakın, siz gibi damlalarda kaybolmayacağım...
Kendim düştüm kendim kalkacağım...
Hayır daha çok küçüğüm ben, bir iz bırak derinlerime değmesin hayaller of sus yüreğim sus ! Daha büyümedin -küçüğüm-
KÜÇÜĞÜM, DAHA ÇOK KÜÇÜĞÜM... BU YÜZDEN BÜTÜN HATALARIM, BU YÜZDEN BÜTÜN SAÇMALAMAM... YENİLMEM BU YÜZDEN, BU YÜZDEN KENDİME GÜVENSİZLİĞİM... BU YÜZDEN BÜTÜN KORKULARIM VE KORUNMASIZLIĞIM...

Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Cmt Ekm 25, 2008 1:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
kardeşim tebrik ederim
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Prş Ksm 27, 2008 11:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Yürümek;

yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek..
yürümek;
dost omuz başlarını omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek ..
yürümek;

yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek ..
yürümek;
yürekten gülerekten yürümek ...

Nazım Hikmet


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
özden güztoklusu
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 08 Şub 2008
Mesajlar: 3690
Nerden: istanbul

MesajTarih: Cum Ksm 28, 2008 12:30 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
harika
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cmt Tem 17, 2010 9:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka, iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır, bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

Bir şiirden, bir sözden
Bir melodiden, bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Ocaklar.com Forum Ana Sayfası -> GÜZEL YAZILAR Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18
18. sayfa (Toplam 18 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız