Ocaklar.com Forum Ana Sayfası
 
    AramaArama      Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 

SEVGİ

 
   Ocaklar.com Forum Ana Sayfası -> GÜZEL YAZILAR Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Sadri baba
Ocaklar.com vatandaşı sadri
Ocaklar.com vatandaşı sadri


Kayıt: 01 Ksm 2005
Mesajlar: 1075
Nerden: Ocaklar iskele meydanı

MesajTarih: Cum May 26, 2006 11:02 pm    Mesaj konusu: SEVGİ Alıntıyla Cevap Ver
Bir kadin, evinden disari çikar ve uzun beyaz sakalli üç yasli adamin evinin
önünde oturduklarini görür. Onlari tanimaz.
- "Ben sizi tanimiyorum ama aç olmalisiniz" der. "Lütfen içeriye gelin ve
bir seyler yiyin."
- "Evin erkegi içerde mi?" diye sorarlar adamlar.
- "Hayir" der kadin. "O disarida."
- "Öyleyse içeri gelemeyiz" diye cevap verirler.

Aksam olup kadinin kocasi eve geldiginde, kadin basindan geçenleri kocasina
anlatir.
- "Git onlara söyle ben evdeyim içeri gelebilirler" der.
Kadin disari çikar ve onlari içeri davet eder.
- "Hepimiz ayni anda içeri girmeyiz." der ya li adamlar.
Kadin ögrenmek ister ;
- "Niye giremezsiniz?"
Yasli adamlardan bir tanesi açiklar :
- "Onun adi ZENGINLIK" der ve bir arkadasini gösterir, bir digerini isaret
eder,"O BASARI", ben de SEVGI." Sonra ekler ; "Simdi içeri gir ve kocanla
konus, hangimizi evinizde istersiniz?"

Kadin içeri girip söylenenleri kocasina anlatir.Adam duyunca neselenir.
- "Ne güzel!" der, "madem öyle, Zenginligi içeri çagiralim ve evimizi
zenginlikle doldursun."
Karisi itiraz eder ;
- "Canim, niçin basariyi çagirmiyoruz?"
Bu sirada konustuklarini evin diger kösesinde bulunan gelinleri duyar.
Ziplayarak gelir ve kendi fikrini söyler.
-"Sevgi'yi çagirsak daha iyi olmaz mi? Evimiz sevgiyle dolar!"
- "Gelinimizin önerisini dikkate alalim" der adam karisina.
"Disari çik ve Sevgiyi bizim misafirimiz olmasi için davet et."
Kadin disari çikar ve üç yasli adama sorar ;
- "Hanginiz Sevgi? Lütfen içeri gel ve misafirimiz ol".
Sevgi ayaga kalkar ve eve dogru yürümeye baslar. Diger iki yasli adam da onu
takip ederler. Kadin sasirmis bir sekilde
Zenginlik ve Basariya sorar :
- "Ben sadece Sevgiyi davet ettim, siz niye geliyorsunuz?"
Zenginlik ve Basari bir agizdan cevap verirler :
- "Eger Zenginlik ya da Basariyi davet etmis olsaydin diger ikisi disarida
kalirdi ama sen Sevgiyi davet ettin. O nereye giderse biz de oraya
gideriz.Nerede Sevgi varsa, orada Basari ve Zenginlik de vardir!"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cum May 26, 2006 11:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Güzel bir yazı sadri baba...emeğine sağlık
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Sadri baba
Ocaklar.com vatandaşı sadri
Ocaklar.com vatandaşı sadri


Kayıt: 01 Ksm 2005
Mesajlar: 1075
Nerden: Ocaklar iskele meydanı

MesajTarih: Cum May 26, 2006 11:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
teşekkür ederim yüda sizin emeklerinizin yanında lafımı olur.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cum May 26, 2006 11:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
VEDA ACISI...

İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır" der Dostoyevski...
Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer. Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.

Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir. "Ölene kadar" diye söz verilmiştir, ama "ölüm yolunda" başka tercihler belirmiştir. Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı "aklını başına" al diye fısıldar kulağına; haytası ise "kalbinin sesini" dinle diye çekiştirir eteğinden.

Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar. "Ama"yla biter alelade iltifat cümleleri: "Sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü", "Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim", "Ben baska türlü bir beraberlik düşlemiştim" vs..vs..

Sonra gelsin uykusuz geceler... Bir türlü karar verememeler... Ruhen gidip gelmeler... "Hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler... Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar.. "Aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için"e kendini kandırmalar.

Sonrası hep aynı: Bekleyenin "Hani sonbaharda buluşacaktık. Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun" sızlanmaları... Bekleyenin "Geliyorum az kaldı" oyalamaları... Bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar... Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar... Veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler...

Üzgün görünmeler... Bağış dilenmeler..."Ama kaçınılmazdı" demeler... "Sözünden caydın" yakınmalarını "Sen de eski sen değilsin. Değişmişsin" diye göğüslemeler... Asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler...

Ve son sahne; Terk edenin o mahçup "Yapamıyorum, dayanamıyorum.. Her şeyi denedim.." itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı: "uğurlar olsun! Ben yoluma devam ediyorum".

İhanetler hep böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir. Ondan sonra dur durak yoktur: Güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan bir dervişe döner. Artık acılara hapsolmuştur: Buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin "ah"ı tutup, terk edildiğinde, mukadder yalnızlığına kapanacaktır.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Cmt May 27, 2006 10:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Yokluğun Buz Gibi Soğuk

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...

Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…

Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…

Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...

Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...

Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin...

Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
masalcı
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 22 Mar 2006
Mesajlar: 201

MesajTarih: Pzr May 28, 2006 3:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
***

En son masalcı tarafından Sal Nis 24, 2007 5:24 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
yüda
Ocaklar.com Vatandasi
Ocaklar.com Vatandasi


Kayıt: 16 Şub 2006
Mesajlar: 1839
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Pzr May 28, 2006 9:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Ocaklar.com Forum Ana Sayfası -> GÜZEL YAZILAR Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız